Nöbet, prestijli bir hastanenin acil servisinde staja başlayan genç doktor Margot'nun, hastalarında ortaya çıkan gizemli belirtilerle kendi bedeninde yaşadığı ürkütücü değişimler arasında bir bağlantı keşfetmesini konu ediyor.
Hayatını insanları iyileştirmeye adamayı hayal eden Margot, ülkenin en yoğun ve rekabetçi acil servislerinden birinde çalışma fırsatı yakalar. Mesleki kariyerinin başlangıcında önemli bir adım attığını düşünen genç kadın, kendisini kanıtlamak ve başarılı bir doktor olabilmek için büyük bir çaba gösterir. Ancak hastanedeki yoğun çalışma temposu, bitmek bilmeyen nöbetler ve sürekli baskı altında karar verme zorunluluğu, Margot'nun beklediğinden çok daha zorlu bir süreç yaşamasına neden olur. Yeni çalışma ortamına alışmaya çalışırken hastaneye başvuran bazı genç hastalarda alışılmadık belirtiler fark etmeye başlar. İlk bakışta birbirinden bağımsız görünen bu vakalar, açıklanması güç benzerlikler taşır.
Hastaların yaşadığı fiziksel değişimler, Margot'nun bildiği tıbbi açıklamaların ötesine geçerken genç doktor, karşılaştığı durumların ardındaki nedeni anlamaya çalışır. Ancak hastanedeki gizem giderek büyürken Margot da kendi bedeninde daha önce deneyimlemediği tuhaf değişimler yaşamaya başlar. Başlangıçta yoğun çalışma koşullarının ve stresin bir sonucu olabileceğini düşündüğü belirtiler, zamanla görmezden gelemeyeceği kadar belirgin hale gelir. Hastalarında gözlemlediği durumlarla kendi yaşadıkları arasındaki benzerlikler, genç kadının korkularını artırır. Bir yandan doktorluk görevini yerine getirmeye ve hastalarına yardımcı olmaya çalışırken diğer yandan bedeninde neler olup bittiğini anlamak zorunda kalır.
Mesleğinin gerektirdiği bilimsel yaklaşım ile yaşadığı açıklanamayan deneyimler arasında sıkışan Margot, kendi sağlığına ilişkin endişelerinin giderek büyüdüğünü hisseder. Hastanede karşılaştığı her yeni vaka, bedenindeki değişimlere dair sorularını artırırken güven duyduğu tıbbi bilgilerin bütün cevapları sunmadığını fark eder. Üstelik içinde bulunduğu rekabetçi ortam, yaşadığı sorunları açıkça dile getirmesini ve yardım istemesini daha da zorlaştırır. Başkalarının hayatını kurtarmayı amaçlayan genç doktor, artık kendi bedeninde gelişen ve kontrol edemediği bir durumla mücadele etmek zorundadır. Bu sırada hastanenin gündelik işleyişi de Margot için farklı bir anlam kazanmaya başlar. Her yeni nöbet, onu hem mesleğinin zorlu gerçekleriyle hem de açıklayamadığı korkularıyla yüzleştirir. Çevresindeki insanların yaşananları nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışsa da kendi deneyimlerini kelimelere dökmekte zorlanır.
Hastalarına yaklaşırken göstermesi gereken soğukkanlılık, söz konusu kendi bedeni olduğunda yerini belirsizliğe bırakır. Genç doktor, yardım etmekle yardım istemek arasındaki çizginin sandığından çok daha kırılgan olduğunu giderek keşfeder. Margot'nun hastalarına karşı duyduğu sorumluluk ile kendisini koruma içgüdüsü arasındaki çatışma, giderek daha büyük bir gerilime dönüşür. Hastane koridorlarında başlayan bu gizemli süreç, genç kadının yalnızca mesleki yeterliliğini değil, kendi bedeni üzerindeki kontrolünü ve gerçeklik algısını da sorgulamasına neden olur. Margot, yaşadığı dönüşümün ardındaki gerçeği anlamaya çalışırken tıp biliminin sınırlarıyla insan bedeninin bilinmeyen yönleri arasında giderek daha tehlikeli bir yolculuğa sürüklenir.